38 + 30 = 68 / 2 =34 ??
Kategori: Beyin Fırtınaları — 24 Haz 2009 ^ 23:56

Ate$im cikinca ne yapmam lazim olduguna dair bir turlu emin olamiyorum. Yatarken ustumu ortmem mi lazim, ortmemem mi ? Soguk du$ almam mi lazim, almamam mi ? Cami acmak mi lazim, acmamak mi ? Bu ko$esi kı$ ko$esi mi, yaz ko$esi mi ?.. Asil soru; gunduz 38 derece, gece 30 derece olan yerde nasil hasta olmayi ba$ardim..
Kargo Pantolon mu? İzafiyet Teorisi mi?
Kategori: Beyin Fırtınaları — 07 Tem 2007 ^ 04:00
Kargo Pantolonunu kim bulduysa dünya ya Einstein‘dan daha fazla yararı dokunduğu kesin, yani baksanıza hangimiz günlük hayatımızda izafiyet teorisi kullanıyor ki? Ama kargo pantolonu hayatımızla bütünleşmiş nerdeyse!
Açıkcası kargo pantolon giymediğim zamanlar erik hırsızı gibi zannedildiğimi düşünüyorum! Polisi görünce bir korku kaplıyor içimi. “Aha dün manavdan erik aşıran çocuk” diyip üzerime atlayacaklar endişesiyle hızlı hızlı geçiyorum yanlarından. Erik hırsızından kastettiğim iki cebiminde kapasitesinin tamamen dolu oluşu, şişkin şişkin. Hayır işin kötüsü cepler dolu olunca pantolonun basen kısmıda sıkar rahat hareket edemezsiniz, düşük bel pantolonlar ise yüksel bele dönüşür. Ama kargo pantolonla istediğiniz herşeyi yanınızda taşıyabilme lüksüne sahipsinizdir hatta ufak çaplı ilk yardım şeysi hazırlayabilirsiniz. 8 cepli neredeyse bavul görevini gören bir pantolon. Hem düşüncesine üzerinizde bozukluk olarak şıngırtmadan 8 YTL yi taşıya bilirsiniz, her cebe 1 YTL denklemiyle. Bu denklemi uyguladığınızda kendinize güven içinde hızlı hızlı şıngırdamadan koşabileceğinizi farkedeksiniz!
1. 15inc Monitör Ev Film Festivali
Kategori: Beyin Fırtınaları — 03 Tem 2007 ^ 15:45
“Boş adamın canı sıkılmaz” lafını kanıtlamak için oturdum ana sayfadaki resmi düzenledim, ortaya güzel bir şey çıktı galiba.. Neyse siz resme bakın sonra yazıyı okumaya devam edin(Resme Bakmak İçin Tıkla).. Hah resme baktıysan devam ediyorum, öncelikle şaşırtıcıda olsa monitörümün 15inc olmasından utanmıyorum! ![]()
Kendimce 2 temmuz – 15 temmuz arasını 15inc Monitör Ev Film Festival zamanı ilan ettim ve günde yaklaşık 4 film izliyorum.. Bu tarihler arası evden dışarı çıkmayacağım, yoksa festival aksar!
Aslına bakarsanız bu tarihler arasında böyle bir şey yapmamın nedeni ise vücudumun soyum soyum soyuluyor olması, abartı güneşlenmenin(geri zekalı gibi güneşte uyumanın ve geri zekalı arkadaşlarımın beni uyarmamasının) yan etkileri. Bi saattir neyimi anlatmaya çalışıyorum; istesenizde istemesenizde 2003-2007 yapımı çok film yorumu yapıcım bu sıralar
‘Çakma’ Araba Üretilse ?
Kategori: Beyin Fırtınaları — 21 Ara 2006 ^ 08:47
Bu aralar herkesin elinde çin işi(halk ve benim tabirimle ‘çakma’) iPod, Beyazıttada bol bol satılan “Addidas”,”Niké” saatleri görünce “Ulan Çinliler ‘çakma’ araba yapsa nasıl olur acaba ? Mersedes, Hundayi adında falan, bir-iki milyara sataralar Allah bilir” diye içimden geçirmiştimde sonrada gülüp geçmiştim.. Bugün (08.12.2006) gazeteyi açınca o zaman aklımdan geçirdiğim “nasıl olur acaba?” sorusunun cevabını buluverdim!! Neyse daha fazla uzatmamayım haber şöyle;
İki Çinli otomotiv şirketi ile anlaşma imzalayan Bisan şirketinin Genel Müdürü Abidin Dursun Kaleli de, kullanılan malzemenin kalitesizliği ve dayanıklılık testinde alınan sonuçlardan şikâyetçi. Dayanıksız Çin arabalarının Türkiye piyasasına sürülmesi halinde korkunç sonuçlar doğabileceğini ifade eden Kaleli, araçları yarı mamul olarak getirip, kendi fabrikalarında geliştirmek istediklerini belirtiyor. Kaleli, “Mercedes otomobillerin kaportasını matkapla bile delemezken Çin otomobiline sıradan bir çivi bile giriyor. Duvara çarpma testlerinde Çin araçları bagajına kadar duvara yapışıyor.” diyor.
Kaynaklar;
http://www.ensonhaber.com/news_detail.php?id=18756
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=467770
http://www.gazeteci.tv/Detay.asp?GuvenlikID=65O70O69O71O76O
http://www.haber1.com/haber.asp?id=132193
“Bu arada yandaki elemanla konunun ne alakası var?” diyecek olursanız cevabını vereyim; çinli birinin resmini koymanın iyi olacağı kanaatine vardım o yüzden koydum
“Ba.. Bayramınız Mübarek Olsun”
Kategori: Beyin Fırtınaları — 29 Eki 2006 ^ 09:39
Bayramda milleti ziyaret etmeyi pek sevmesemde misafirlerin gelmesinden çok hoşlanırım. Kapı zili çaldığında evi bir heyecan sarar, annem koştura koştura son bir kez salona bakar her şey düzgünmü diye, ben de alel acele bayramlıklarımı giyerim (bu olaylar 30 saniye içerinde ceryan eder). Kapıya koşup kan ter içerisinde, güler yüzle açarım kapıyı… Ve film orda kopar! Karşımda benden daha fazla sırıtan bir düzine çocuk görünce tepem atar. 30 saniyede saçımı yapıp üstümü giyip hazırlandığım kişilerin bir düzine velet çıkması var oldugunu du$undugum sevaplarimin küfürle harcamama sebeb olur!
Bu anlattıklarım iki yıl öncesine kadardı artık göz deliğini kullanmayı öğrendim! Çocuklara pijamayla açıyorum kapıyı heyecanla üç gündür üzerinde çalıştıkları cümleyi hep bir ağızdan söyüyorlar;”Ba.. Bayramınız Mübarek Olsun” beklentileri para tabii ama genelde herkes şeker yada çikolata veriyor, oara verenler ise olanlarda 50Ykr’ları beşer beşer bantlayıp her çocuga bir bant para $eklinde taktim etmeyi tercih ediyorlar ama ben ise içten ve güler yüzle “Sizinde bayramınız mübarek olsun” diyip kapıyı kapatmayı tercih ediyorum. Göz deliğinden bakıp gördüğüm yüz ifadeleri bayramın en keyifli ani.





